(Yaşar Nuri ÖZTÜRK)
Adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan bir günden korkarlar. Yosula, yetime ve esire sevdikleri yemeği yedirirler: Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir gün(ün azabın)dan ötürü Rabbimizden korkarız. (derler).
(Süleyman Ateş)
O kullar adaklarını yerine getirirler ve fenalığı salgın (olan) bir günden korkarlar. Düşküne, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler. "Size sırf Allah rızası için yemek yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür bekliyoruz." "Biz sert ve belalı bir günde Rabbimizden korkarız." derler.
(Elmalılı Hamdi Yazır)
Yûfûne bi-nneżri ve yeḣâfûne yevmen kâne şerruhu mustetîrâ(n). Ve yut’imûne-tta’âme ‘alâ hubbihi miskînen ve yetîmen ve-esîrâ(n). İnnemâ nut’imukum livechi(A)llâhi lâ nurîdu minkum cezâen velâ şukûrâ(n). İnnâ neḣâfu min rabbinâ yevmen ‘abûsen kamtarîrâ(n).
(Transliterasyon)
76|8|وَيُطْعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسْكِينًا وَيَتِيمًا وَأَسِيرًا
76|9|إِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ ٱللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنكُمْ جَزَآءً وَلَا شُكُورًا
76|10|إِنَّا نَخَافُ مِن رَّبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَرِيرًا